http://www.kapadokyayazilim.com

HASAN CAN

Ümraniye’de kamu kuruluşu olmak var

 

haber Mustafa Demirbaş 

Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can ilçe sınırları içerisindeki tüm kamu kurumlarına hizmetlerini iyileştirme adına çok ciddi yatırımlar yapıyor. 

 

Ümraniye Belediyesine kamu kuruluşlarına yaptığı yardımlardan dolayı çok şey borçlu. Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can’ın hizmet üretmekte üstüne yok. Kendi yapıyor, olmadı sponsor buluyor ama mutlaka o hizmeti bir şekilde yerine getiriyor. Kamu kuruluşlarına yaptığı yardımların bir yerde halka yapılan yardım olduğu inancında : ” Halka hizmet sunan kamu kurumlarını kaliteli hizmet sunması adına, hizmetlerini iyileştirme adına çok ciddi yatırımlar yaptık. Belediye adına yollar, kaldırımlar, kültür merkezleri gibi hizmetleri zaten yapıyoruz. Ama bunun dışında sağlık, milli eğitim, emniyet hatta adliye gibi konularda onların daha kaliteli hizmet sunması için ne imkanımız varsa onlarla paylaşıyoruz. Sponsorlar bularak onların problemlerini çözmeye çalışıyoruz. Bu anlamda 8 tane sağlık ocağı yaptık. Bunlar Ümraniye Belediyesi olarak yapılanlar. Bizim sponsor bularak organize ettiğimiz ve yaptırdıklarımız” Ümraniye’de kamu kuruluşu olmak var Başkan Hasan Can’ın kamu kuruluşlarına yardım projelerinden aslan payını Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Ümraniye Devlet Araştırma Hastanesi almış. 2002 yılında kurulan Hastane, uzayan hasta kuyrukları, yetersiz poliklinikleri ile mütevazi bir şekilde hizmet vermeye çalışırken, bugün Ümraniye Belediyesinin katkılarıyla bölgenin en kaliteli hizmet veren hastanesi durumunda. Başkan Hasan Can gerek belediyenin imkanları gerekse sponsorlar bularak bir çok ünite kazandırmış ve en önemlisi uzayan kuyrukları kaldırma adına otomasyon sistemini kurmuş. Başkan hizmetleri sıralarken hala heyecanlı: “Devlet Araştırma Hastanesi’nin daha kaliteli hizmet sunması için 4 sene evvel orada otomasyon sistemi kurduk. Otomasyon sistemi kurduğumuzda günlük 700 insan istifade ediyordu. Otomasyon sistemi kurunca 4-5 bin, bugün 6 bin kişi hizmet almaya başladı. Hastane yöneticilerinin kendi ifadeleridir, bana geldiler dediler ki “Size nasıl teşekkür etsek bilemiyoruz, biz borç içinde bir hastane idik. Şu anda 7-8 kat daha kapasitemiz arttı” dediler. Sonuçta otomasyon sistemi kurmakla hem daha çok insanın istifade etmesini sağladık, hemde ekonomik olarak geniş imkanlara sahip olmasını sağladık. Hastane, bugün kendi kendine dönen bizim Belediye’den bile güçlü bir bütçeye sahip. Öte yandan “bir bebek yoğum bakım ünitesi kuracağız” dediler. Mekanını biz hazırlattık. Şu anda Türkiye’nin, hatta dünyanın belki en modern bebek yoğun bakım ünitesine sahipler. 20 tane kıliniğin yapılması, cihazlar, sakat arabaları için sponsorlar bulduk, katkıda bulunduk. Sonuçta 4 tane ameliyathane yapmaya çalışıyorlar, ona da katkıda bulunuyoruz. Devlet Hastanesinin 3-4 trilyona yapılamayacak hizmetleri sponsorlar bularak, bazılarına da doğrudan belediye bütçesinden katkılar bularak, kazandırdık. Sonuçta kazanan da Ümraniye oldu. Onun haricinde 8 tane sağlık ocağı yaptırdık. Kısmetse 20 tane daha sağlık ocağı yaptıracağım. Çünkü, 35 mahallemiz oldu, her bir mahallemize sağlık ocağı yapmayı, yaptırmayı taahhüt ettim.” Ümraniye Belediyesi’nin Kamu Kuruluşlarına hizmetleri sağlık sektörü ile kalmıyor. İçişleri bünyesindeki karakollar, Emniyet Teşkilatı da nasibini almış. Başkan: “Yine, Emniyetimize aynı şekilde 30 mobese kamerası, araç, gereç kazandırdık. İnşallah yine bu dönemde emniyetimize modern bir hizmet binası kazandıracağız”. Milli Eğitim Bakanlığı da Ümraniye Belediyesinin hizmetlerinden faydalanan bir başka bakanlık. Eğitime katkılarımıza gelince; okullar 80 civarında idi. Ataşehir’e bazı mahallesi verince bu sayı 60 civarına düştü. Bu okulların her birine tamiri, bakımı, onarımında ciddi katkılar sağladık. Okullar bu işi biraz abarttı, benden faks cihazı filan istiyorlar ‘arkadaşlar ben Milli Eğitim Bakanı değilim’ diyorum. Sonuçta, Ümraniye’de ne kadar kamu kurumu varsa elimiz değmiştir. Bunların her birine 48 tane kalıcı eser kazandırdık. Kültür merkezleri, bilgi evleri, sağlık ocakları, nikah sarayı, aş evi, asfalt fabrikası, yol, kaldırım, kavşak filan bunlardan bahsetmiyorum bile, bunlar sadece ve sadece Ümraniye Belediyesinin yaptıkları. Hükümet, Büyükşehir değil. Bizden evvel Ümraniye’nin 40 senelik geçmişinde bunların 5 tanesi yapılmamış. Çanakkale’nin ilk ve tek çizgi filmini biz yaptık. Bununla da ne kadar övünsek azdır. Tabi insanların isteklerinin, taleplerinin sınırı yok. Biz çıtayı fazla yükselttik, bunun da sıkıntılarını yaşamıyor değiliz. Bu sabah bir hanım geldi “Başkanım bizim binanın dış cephesi çok kötü görünüyor, boyayabilirmisiniz” dedi. “Benim binamında dış cephesi boyanacak” dedim. “İkisini beraber boyayın” diyor. “El insaf” dedim, uzun uzun güldüm. Bir başkası geldi, “bizim kömürlüğüm temizlenmesi gerekiyor, kömür temizleyecek bir ekibiniz varmı” diyor. ‘Yahu’ dedim ‘haftada 1 gün çöp toplanıyordu, biz her gün topluyoruz, süpürüyoruz, pırıl pırıl bir Ümraniye var artık, sizlerde kömürlüğünüzü temizleyiverin, nerdeyse her eve bir temizlikçi isteyeceksiniz’ dedim. Bak dedim “Camiyi temizliyoruz” dedim. O sarıda da caminin halılarını yıkıyor belediye ekipleri. ‘onu yapıyoruz, ama biraz daha durursak burada, benden her eve bir temizlikçi isteyeceksiniz’ dedim. Sonra ilaçlama talepleri geldi “tamam onu yaparız” dedim. Anlaşılan Başkan, yardım ve hizmet için elini bir uzatmış, çok sevdiği Ümraniye halkı kolunu kapmış, aklına gelen her hizmeti istiyor.