http://www.kapadokyayazilim.com

ANKARA RADYOSU

Ankara Radyosu ile radyo günlerine dönüş...

İlk bayan müdürü Amber Türkmen’le atağa kalkan Ankara Radyosu 6 mayıs’ı Radyo Günü ilan etti 

haber Güler Ölçüm fotoğraf Cengiz Akyıldız

 

Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi tarafından 1927 Kasımında kurulan Ankara Radyosu, Türkiye Cumhuriyet tarihinin bir çok önemli dönemeçlerine tanıklık yaptı. Ve yıl 1960; Ankara Radyo evi işgal edilmiş, Alpaslan Türkeş tok sesi ile yaptığı anonsla Ordunun Türkiye Cumhuriyetinin idaresine el koyduğunu ülkeye duyuruyor. Hasan Mutlu Can’ın kahramanlık türkülerini duyduğumuz zaman bilirdik ki ya, bir darbe var ya da bir yerlere savaş ilan edilmiş. Radyoların istasyon düğmesi büyük bir heyecanla hışır hışır karıştırılır Hilversum yakınlarında Ankara Radyosu’na ayarlar sabitlenirdi. Tüm hane halkını başına toplayan “Mikrofonda Tiyatroları”, “16 Soru Liselerarası Bilgi Yarışmaları”, Orhan Boran ve Yuki sohbetleri, bayram sabahları Hacivat - Karagöz oyunları, Yurttan Sesler Koroları hepsi Ankara Radyosunun tarihinde birer kilometre taşlarıdır. Uzun zaman evlerin baş köşesini işgal eden radyo, TRT’li dönemde artık yerini “beyaz cam’a” terk edince Türk Halkının gözbebeği radyonun frekansları karışır oldu. Artık “Radyo Günleri” bitmiş yerini “televizyon günleri” almıştı. Uzun süren bu prestij kaybı TRT’nin kurum olarak 2-3 senedir üstündeki ölü toprağını atmasıyla son buldu. Şimdi Ankara Radyosu başında sanatçı bir bayan, Amber Türkmen var. 

Amber Türkmen’le atağa kalkan Ankara Radyosu peşpeşe kardeş radyoları yayın hayatına başlatıyor. Heyecan ve şevklerini kurumun Genel Müdürü İbrahim Şahin’den aldıklarını belirten Amber Türkmen: “Çalışırken gözü hiçbir şey görmeyen ve çalışanın sürekli yolunu açan bir Genel Müdür. Böyle bir genel müdürün varlığı bizi sürekli açılımlar yapmaya sevk ediyor. Biz de iki hatta üç yeni radyo daha açtık. İsteyenin sanat isteyenin halk müziği dinleye bileceği iki tane müzik kanalını hemen başlattık. Dünyadaki radyolara uyum sağlasın diye bir de sohbet radyosu açtık. Bu radyo da hiç müzik yok, sadece sohbet var… yani daha doğrusu Ankara’ya dair her şey var. Sanatçı ve bayan olarak sizin yönetiminizde Ankara Radyosun da neler değişti. Ankara radyosu oturmuş bir yapıya sahip. Burada ne yapması gerektiğini bilen, sorumluluklarının bilincinde kendilerini sürekli yenileyen insanlarla çalışıyorum. Ankara Radyosunun ilk bayan müdürlüğü benim için çok önemli ve çok gurur verici bir şey. Bu bana başka misyonlarıda yüklüyor. Hem bayan olarak hem sanatçı olarak. Sanatsal faaliyetlerin benim göreve gelmemle değişmiş olması farklı bir yön bulması gerekiyordu. Hem de buralara bayan elinin değmiş olması gerekiyordu. Gazeteci arkadaşların dedikleri gibi “bayan eli değdi “diyorum. 82. Yılda büyük bir organizasyona imza attınız... Aslında biz bunu 82 yıldır Çeşitli etkinliklerle kutluyoruz. Yoldan geçen bir vatandaşımıza “6 Mayıs sizin için ne ifade ediyor” diye sorduğunuzda; kesinlikle “Radyolar Günü” cevabını alamıyoruz. Yani halk bilmiyor bu günün ne önem taşıdığını. Arkadaşlarımızla oturup şöyle düşündük. Bütün Türkiye’nin, bu günü Türkiye Radyolar Günü olarak bilmesi, tanıması gerekiyor. Bunun için ne yapabiliriz; “ülke çapında, bütün radyoları bunun içine katabiliriz, herkes bu özel günü bir bayram günü olarak kutlayabilir” dedik. Hem daha fazla yere ulaşabiliriz, hem de daha fazla insan bilgi sahibi olmuş olur. Bu da belki de dünya radyocular gününün belki bir ilk adımı olur. Yani 6 Mayıs’ı, Türkiye değil “Dünya Radyo Günü” olarak kutlamayı hedefliyoruz. Bu radyoları neyi ölçü alarak seçtiniz? Hakikaten de güzel bir soru bu. Şunu gerçekten söyleyebilirim. Şu radyo ya da şu arkadaş gelsin diye asla düşünmedik. Özel radyoculuk Türkiye’de ilk yola çıktığı zaman ilk başlayan arkadaşları toplayalım dedik. Çünkü o dönemlerde TRT radyosu özel radyolara hiç destek vermedi. Tam tersi aralarında biraz sıkıntılar bile oldu diye bilirim. Hepimiz radyocuyuz ve hepimiz yayıncıyız, kimisi o yoldan kimisi bu yoldan gidiyor. Ama sonuçta hepimizin birleştiği nokta aynı. O yüzden biz de TRT radyosu olarak bu insanlara kucak açmalıyız diye düşündük. Dolayısıyala bu günü hep beraber kutlamalıyız. Ve o arkadaşları da işte böyle seçtik. Adil davrandığımızı düşünüyorum. Dinleyicilerden geri dönüşüm nasıl? Çok olumlu. Özellikle TRT FM’de... Bizim dinleyicilerimiz diğer dinleyici kitlelerinden biraz daha farklı. Mesela bizim fark edemediğimiz, kaçırdığımız şeyleri onlar bizlere hatırlata biliyorlar. Yani sürekli onlarla fikir alış verişindeyiz. Bu yıllardır oturmuş karşılıklı bir ilişkidir. Ankara radyosun da gerçekten çok daha güzel ve değişik etkinlikler olacak. Geçen gün sanat müziği yayını yapan radyomuz, bir çok televizyon kanalından daha fazla ilgi görmüş. O yüzden beklentilerimiz inşallah iyi yolda diyebilirim.Denizliden biraz bahsetmek istiyorum. TRT radyoları yine insanları buluşturuyor ve sınırları ortadan kaldırıyor ve bir festival düzenliyor. Bu festivalin amacı radyo programlarını desteklemek ve bunu yaparkan de Türk dilini ve Türkçeyi yaygınlaştırmak ve ileri de dünya da Türkçeyi çok yaygın bir hale getirmek. Ve tabii bu çok önemli bir hizmet. O zaman muhakkak ki Ülkemiz de 7.’si düzenlenen Türkçe Olimpiyatlarını da yakından takip etmişsinizdir… Gerçekten de bu yapılan bence çok büyük hizmetlerden biriydi...gerçekten de ilgililerine ve sorumlularına hepimizin birer teşekkür borcu var diye düşünüyorum. O çocukları gördükçe ben çok duygulanıyorum. Ve bunu gönülden destekliyorum.