http://www.kapadokyayazilim.com

SEKTÖR IŞIK ŞİGORTA

Işık Sigorta Genel Müdürü Recep Koçak:

Memurlarımız kriz zamanlarında sigortaya önem vermeliler 

röportaj Mustafa Demirbaş fotoğraf Cengiz Akyıldız

 

Memurlarımızın, küçük primlerle evlerini, araçlarını, sigortalamaları çok önemli 

Sigortacılık sektöründe hergeçen gün artan acente sayısı ve getirdiği yeniliklerle dikkatleri üzerine toplayan Işık Sigorta, global krize rağmen kârlılık rakamlarını da hızla yükseltiyor. Hasar ödemelerinde de müşteri memnuniyetini önde tutan Işık Sigorta’nın yükselen grafiğinin ardında başarılı Genel Müdür Recep Koçak’ın yönetim anlayışının etkisi inkar edilemez. Genel Müdür Recep Koçak ise başarının ardında alınan önlemlerin yanı sıra acentelerin şirketi sahiplenmelerinin de payının büyük olduğunu söylüyor.

Kuruluşundan bugüne Işık Sigorta hakkında bilgi verirmisiniz?

Işık Sigorta, toplumun sigorta bilincini artırarak, özellikle sigorta ile daha önce tanışmamış veya sigortaya olumsuz bakan kitleleri portföyüne, dolayısıyla sektöre katmak amacıyla, İstanbul’da,1996 tarihinde, kurulmuştur. Işık Sigorta bugün, etkin bilgi-işlem ağı ve deneyimli personeliyle yurdumuzun dört bir tarafındaki hizmet noktalarında, halkımıza hizmet vermeye devam etmektedir. Satış ve satış sonrasında müşterilerine kusursuz bir hizmet  verebilmek, öncelikli hedefimizdir. Işık Sigorta müşterilerinin ihtiyaç, beklenti ve arzusuna göre ürünler geliştirip sunar. Riski değerlendirmek ve riski iyileştirmeye yönelik olarak çalışır. Müşterilerine, sigorta danışmanlığı konularında daha iyi hizmet götürebilmek amacıyla, müşteri odaklı bir yapılanmayı benimsemiştir. 2005 yılı sonunda hissedarların ortaklık yapısında değişiklik olmuştur. Buna göre Bank Asya’nın Işık Sigorta’daki hisse oranı yüzde 65’e çıkmış ve şirketimiz daha da güçlenmiştir.

Sektöre getirdiğiniz yenilikler nelerdir?

Kuruluşumuzla birlikte kurumsal yapılanmaya da büyük önem vererek, bu yönde kesintisiz bir çalışma sürdürdük. Öncelikle, hizmetlerinin sürekliliği ve kesintisiz sunulabilmesi için teknolojiye yatırım yaptık. Işık Sigorta acenteleriyle ilk defa on-line bağlantı sistemini kuran şirkettir. Poliçeleştirme işlemlerinin on-line sistem üzerinden yapılması, iş takibi ve hizmet kalitesi için büyük avantaj sağlamaktadır.

Hizmet ağınız hakkında bilgi verir misiniz.

Müşterilerimize ve acentelerimize daha kolay hizmet verebilmek ve ulaşılabilirliği sağlamak amacıyla Şirketimiz, 2007 yılının kasım ayından itibaren Genel Müdürlüğü’nü Bank Asya Genel Müdürlüğü ile birlikte “akıllı bina” olarak tanımlanan yeni binasına taşıyarak, acente ve müşterilerine daha etkin hizmet vermeye başlamıştır. Ayrıca; Marmara, Ankara, İzmir, Adana, Antalya da Bölge Müdürlükleri, Bursa ve Trabzon’ da bölge temsilciliklerimiz ile faaliyet gösteriyoruz. Işık Sigorta her geçen gün artan acente sayısı ile sektöre de önemli katkılarda bulunmaktadır. Yurt çapında 400’den fazla yetkili acentesi ve Bank Asya, Albaraka Türk ve Türkiye Finans Katılım Bankası şubeleri aracılığıyla sigortacılık faaliyetlerini yürütmektedir.

2008’de sigorta sektöründeki büyüme oranı, uzun yıllar sonra ilk kez enflasyonun gerisinde kalarak yüzde 7 oldu. 2008 yılı sigorta sektörü açısından nasıl geçti, kısaca bir değerlendirmesini yapar mısınız?

Sigorta Sektörü 2008 yılına 2007 yılına göre daha bir ümitle girmişti.Zira uzunca süredir devam eden siyasi kriz son bulmuş hem genel seçimler yapılmış hem de Cumhurbaşkanlığı krizi aşılmıştı. Ve beklenti sigorta üretiminin istikrarla birlikte 2008’de ciddi artış göstereceğiydi. Fakat yılın neredeyse başında kapatma davasıyla yine belirsizlikler ortaya çıkmış ve neredeyse 6 ay bunu konuşmuş bunu da atlattık derken yılın son çeyreğinde tüm dünyayı sarsan global krizi ve ülkemize yansımalarını konuşmaya başladık ve bu krizin bir sürpriz olmadıkça 2009 yılının ilk 9 ayında da devam edeceği sonucuna geldik. Bunları şunun için anlatıyorum Sigortacılık Reel Sektörün bir parçası olduğundan ve buradaki sıkıntılar sektöre de yansıdığı için 2008 yılında piyasalar durağana geçmiş ve genel sigorta üretimi maalesef enflasyonun altında kalmıştır. Yani 2008 kayıp bir yıl olmuştur. 2009’a baktığımızda ise yukarıda da ifade ettiğim gibi bir sürpriz olmadıkça ekonomik olarak ve sektörel bazda yılın çok zor geçeceğini öngörmekte, planlarımızı buna göre yapmaktayız. Sektörümüz için lokomotif olan Otomotiv, inşaat, imalat sektörlerindeki daralma bizleri olumsuz etkileyecektir. Tabii burada şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Şirket olarak özellikle başta acentelerimiz olmak üzere tüm dağıtım kanallarımızla birlikte söylemimiz “sigorta kriz döneminde daha bir önem kazanır ve mutlaka sürdürülmelidir” şeklinde olup arkadaşlarımız özellikle Anadolu da sigortalılarımızı ve halkımızı bu yönde bilgilendirme toplantıları düzenlemektedir.

Son aylarda sigorta sektörünün küçüldüğü görülüyor. Bunda global krizin etkisi var mı? Küçülmenin devam etmesi halinde ortaya çıkacak sonuçlar nelerdir?

Yaşanan kriz sizlerinde bildiği gibi, 2001 yılında olduğu gibi sadece ülkemizi değil tüm dünyayı etkileyen global bir krizdir. Dolayısıyla sadece sigorta sektörünün değil tüm sektörlerin bu krizden etkilenmemesi mümkün değildir ve şüphesiz son aylardaki küçülmede bunun etkisidir. Tabii bu krizle birlikte son aylarda talep azalmasının yanında tahsilat sıkıntıları da baş göstermeye başladı ki buda bizim için çok önemli bir gösterge.

Küçülme nedeni ile görünen o ki, şirketler arasında rekabet ciddi anlamda kızıştı. Yeni sigortalı girişinin olmaması nedeniyle aynı portföy üzerinde rekabet yapılıyor. Bu rekabetin sonuçları sizce neler olacaktır?

Biliyorsunuz uzunca zamandır sektörümüzde yaşanan haksız ve çılgın rekabetten şikayetçi olan ve bu rekabetin hizmette olması gerektiğini ifade edenlerdenim. Maalesef teknik sonuçlar da göstermektedir ki özellikle Kaza branşında kârlılık yok denecek kadar azdır veya zarar dönmüştür. Şimdi birde global krizin etkisiyle her işi yazma adına teknik fiyatlama yapmadan alınan her iş ciddi sıkıntılar doğuracağına inanıyorum. Bizce bu dönemde iş yazmak kadar hasarında kontrol altında tutulması şart. Bu da teknik bir fiyat altyapısıyla, rizikonun moralitesine bakarak olur kanaatindeyim.

2008 yılında uygulamaya geçen ve Maddi hasarlı trafik kazalarında kazaya karışan sürücülerin kendi aralarında tutanak düzenlemesi uygulaması sizce beklenen yararı sağladı mı?

Uygulamanın ana fikri “herhangi bir kaza esnasında oluşan trafik yoğunluğunun engellenerek burada kaybedilen iş gücünün kazanılması” amacını gütmektedir. Bu noktadan hareketle, maddi hasarlı trafik kazalarında kazaya karışan sürücülerin kendi aralarında düzenledikleri tutanaklar, trafik akışının engellenmesi, vatandaşın zamanının trafikte kaybolmaması ve trafik polisinin kazalar sebebiyle kaybettiği vaktin başka adli vakalarda kullanılması adına uygulamanın yarar sağladığı düşünülmektedir. Ayrıca, bu konu hakkında kamuoyu bilgilenmesinin artmasına paralel olarak proje giderek daha da verimli olacaktır.

Son olarak okuyucularımıza ve çalışanlara söylemek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Geçtiğimiz günlerde derginizin zannediyorum 12.yaş gününü kutladınız. Bende bu derginin çıkarılmasında emeği geçen tüm vakıf yetkililerini kutluyor, memurlarımızın bilgi çağının gerektirdiği donanımlara haiz, çalışkan, üretken ve basarili olabilmeleri ile sosyal, kültürel ve ekonomik dayanışmayı temin edebilmek için yaptığınız tüm çalışmaları canı gönülden tebrik ediyorum. Memurlarımızın özellikle kriz zamanlarında sigortaya daha da önem vermelerini küçük primlerle evlerini, araçlarını, sigortalayabileceklerini tekrar hatırlatmak isterim.