http://www.kapadokyayazilim.com

ULUSAL AJANS

Ulusal Ajans 90 personel ile rekorlara imza atıyor

Ulusal Ajans kaynaklarının tamamını yararlanıcılarına kullandırarak AB’deki mesleki eğitim projelerinin %38’nin vatandaşlarımızca hazırlanmasını sağlıyor 

haber Cengiz Çelebi

Avrupa Birliği yolunda ilerleyen Türkiye tüm kuruluşlarıyla tam anlamıyla yeniden yapılanma içersinde. Ama öyle bir başkanlık var ki bırakın ülkeyi, Avrupa’lı meslektaşlarını bile sollamış durumda. Yağmur gibi gelen projeler için kaynaklarının tamamını yararlanıcılarına ayıran tek kuruluş Avrupa Birliği Proje Başkanlığı ve bünyesindeki Ulusal Ajans... Başkan Dr. Fatih Hasdemir, özel, resmi tüm kuruluşlara çağrıda bulunuyor. “Varsa ilave kaynakları bize aktarırlarsa, bağışta kabul ediyoruz. Biz onları layıkı ile vatandaşlara kullandırırız” diyor. Ulusal Ajans, Avrupa’daki 30 ajansla yarış halinde. Başkanlık yaklaşık 90 kişi ile bütün Türkiye’ye hitap eden programları yürütüyor. Başkan personelinden oldukça memnun. “Hem Türkiye’de programların tanıtılması, hem projelerin ve başvuruların alınıp değerlendirilmesi, sonuçlandırılması, takibi, proje sonuçlarının değerlendirilmesi hem bizim ulusal otorite olarak hükümetimize, hemde programın üst otoritelerinden biri olan Avrupa Komisyonuna gerekli raporların verilmesi, bunların ayrıca denetimlerinden geçirilmesi, bütün bunları yaklaşık 90 kişi ile yapıyoruz. Yıllık yaklaşık Türkiye genelinde 100 bilgilendirme toplantısı yapıyoruz. 5 yıl içerisinde bu toplantıların sayısı 800’ü geçmiş durumda. Sizin vesilenizle buradan personelimize teşekkür etmek istiyorum.”

Her sene başkanlık olarak artan bir performansınız var.

Evet bunu dışardan birilerinin söylemesi çok güzel. Bize tahsil edilen fonların tamamını kullandırıyoruz. Her geçen sene yararlanıcı sayımız artıyor. Ulusal Ajans olarak Avrupa’daki 30 Ajansla yarış halindeyiz.

Nasıl başladınız, şu an nerelerdesiniz?

Bu işe 2002 yılında hazırlık faaliyetleri ile başlanıldı. Türkiye’nin AB müzakere süreci ile birlikte hızlandı. 2003 yılında çıkan kuruluş Kanunumuzla kurulmuş olduk. 1 Nisan 2004’te Avrupa Komisyonuyla imzalanan antlaşma gereğince tıpkı diğer 30 ülkeler gibi bu programların tam katılımcısı oldu. Avrupa ülkelerinde bu programlar hangi kurallar ile uygulanıyorsa, bizde de aynı kurallar uygulanıyor. Başka bir ifade ile örneğin bir Alman vatandaşı bu programlardan hangi şartlarla faydalanıyorsa, bizim vatandaşlarımızda aynı kriterlerle faydalanır hale geldi, hatta bir çok ülkeden daha iyi imkanlar sunuyoruz vatandaşlarımıza.

Şu an gelen yoğun talepler karşısında zorlandığınızı biliyorum.

Gelen talepler kaynaklarımızın çok üstünde, gönül istiyorki talebin tamamına cevap verelim. Ama kaynaklar sınırlı, talep çok fazla. Herkesin canı cennet istermiş ama günahlar bırakmazmış. Keşke bütün talepleri karşılayacak kadar kaynağımız olsada bizde hepsini finanse edebilsek.

Avrupa Birliğine bu konuda müracaatınız oldumu?

Evet biz bunu birkaç sene önce yaptık. Malum bizim uyguladığımız eğitim ve gençlik programları dönemsel olarak uygulanıyor. 2. döneminde biz bu programlara katıldık. 2. dönem 2006 sonunda bitti. 2006 sona ermeden önce biz Avrupa Komisyonuyla 2007-2013 dönemini biz erteledik. Türkiye’de bu programların yoğun talep gördüğünü onlarda biliyor. Avrupa Komisyonlarında bu programların Türkiye’de çok talep gördüğünü, ayrılan kaynakların yeterli olmadığını, dolayısıyla kaynakların artırılması halinde, gelecek ilave kaynaklarında kullandırılabileceğini biz ısrarla izah ettik, üzerinde durduk. Nihayetinde onlarda bunu kabul ettiler. Kabul şartlarında bir husus vardı. “Bizim artırmamızı istediğiniz oranda sizde ulusal katkıyı arttırırsanız kabul ederiz” dediler. Geldik, bunu hükümetimizle görüştük. Onlarda eğitim konusunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacaklarını belirttiler. 2007 yılında bütün ajanslar içerisinde en yüksek bütçe artısını %70 ile ulusal ve Avrupa komisyonu katkısı beraber olarak bizim ajans için gerçekleşti. Ondan yıllık artışlar bu %70’lik artışın üstüne geldi. Fakat bu artışlar da maalesef yeterli olmadı. Halen talepler yine kaynaklarımızın üzerinde. Bunun güzel bir tarafı da oldu. Dağla taşla proje geliyor, daha fazla proje içerisinden proje seçiyorsunuz. Dolayısıyla buda kalitenin artışını getiriyor.

Aslında yaptığınız şey çok önemli. Bu programlar sayesinde insanımıza cesaret geldi. Birikim olarak Avrupa’dan aşağıda olmadığımızı gördük. Sizin de bahsettiğiniz gibi bu programlar sayesinde şunu gördük.

Fırsat verip yol açın, inanın bizim vatandaşlarımız bir çok ülke vatandaşlarından daha iyi performans gösteriyorlar. Geçtiğimiz yıllarda mesleki eğitim projelerinde Avrupa’daki 31 ülke içerisinde toplam mesleki eğitim projelerinin %38’ini bizim vatandaşlarımız hazırladı. Bu bir rekordur. Bu yüksek oran hala devam ediyor. Bu vesileyle 10 binlerce vatandaşımız yurtdışına gittiler. Şu an rakam 5 yıl için yaklaşık 100 bine ulaştı. Avrupa’nın her ülkesinde ve şehrinde bizim programlarımızdan yararlanan vatandaşlarımızı görmemiz mümkün. Her uçakta görmemiz mümkün.

Bu olayı bende yaşadım. Sizin ajansın temsilcisi olarak Kanarya adalarına gitmiştim. Havaalanında basında öğretmenleri bir grup öğrenci “AB projesinde Kanarya adalarında bir ortak bulduk, onu gerçekleştirdik, dönüyoruz” dediler.

Çok basit bir örnek vereyim. Tabii herkesin fikrine saygı göstermek lazım. AB karşı olduğunu söyleyen şahıs bana anlattı. Kendisi bir üniversite’de öğretim üyesi. Kızının bizim programlarımız “Erasmus” öğrenci değişim programından yararlandığı, programlarımızı bitirip onda gördüğü değişimi bize anlattı. Döndüğünde onda gördüğü değişimi görünce şok olduğunu, ayaklarının daha bir yere basar hale geldiğini söyledi. Bu programların en önemli faydası - bunu diğer yararlanıcılarda da görüyoruz - bizim vatandaşlarımız kendi ayakları üzerinde durmayı öğreniyorlar. Gelişmiş ülke vatandaşlarından bir çok şeyi daha iyi yapabileceğini bu vesile ile görüyorlar. Geçen sene sadece 26.500 vatandaşımız yararlandı. Bu senede 30 bin rakamını yakalayacağımızı tahmin ediyoruz.

Birazda programlarınızdan bahsetsek?

Bizim herkese göre programlarımız var. Ana okulundan, üniversiteye kadar. Üniversite sonrası için de yetişkinleri de kapsamak üzere hem proje bazlı, hem bireysel faaliyetleri içeren faaliyetlerimiz var. 20’ye yakın projelerimizin içinde en önemlileri “Erasmus” dediğimiz öğrenci ve öğretim elemanlarının değişimi programında öğrenci ve öğretim elemanları kendi Üniversitelerinin Avrupa’da anlaşmalı olduğu üniversitelerde belli bir süre öğrencilik yapabiliyorlar veya öğretim elemanları kendi mesleklerini icra edebiliyorlar. Orada faaliyetleri aynen Türkiye’de yapılmış gibi sayılıyor. Bunun dışında “Comenius” dediğimiz okul eğitimi programı var. Ana okulundan lise ve üniversite de öğretmenlik bölümlerini kapsayan öğrencilerin, idarecilerin öğretmen adaylarının yararlandığı okul ortaklıkları programı var. Bunlarda Avrupa’daki emsal okullarla beraber belli projeler etrafında çalışıyorlar. Bilgi, görgü, eğitim faaliyetlerinin değişimi konusunda faaliyet yapıyorlar. Yetişkin eğitimi konusunda “Grundtvig” programlarımız var. Yetişkinlerde kendilerini geliştirmek istedikleri alanda çalışma ziyaretlerinde bulunabiliyorlar Bir diğer önemli programımız “Leonardo da Vinci” Mesleki Eğitim Programındada resmi, özel, dernek, vakıf, STK, özel şirketler, sendikalar, mahalli idareler, aklınıza hangi tüzel kişilik gelirse gelsin, mesleki eğitim programı kapsamında kendi mesleklerinde eğitim ihtiyacı duyuyorlarsa, bunu da Avrupa’daki bir takım kuruluşlarda kendi eksiklerini gidereceklerini düşünüyorsa, o kapsamda bir proje hazırlayıp bize sunuyorlar. Bizde mesleki eğitim projelerine destek veriyoruz. Kendilerini geliştirmek için Avrupa’nın çeşitli ülkelerine gidip belirli sürelerle eğitim alıp, staj görüş Türkiye’ye dönüyorlar. Bunun dışında 13-30 yaş arasında gençler için programlarımız var. Bu çerçevede hem gençler, hem gençler için çalışanlar, proje hazırlayıp Avrupa’ya gidebiliyorlar. Örneğin “Avrupa Gönüllü Hizmeti” dediğimiz bir hizmetimiz var. 1 yıl süreyle Avrupa’da kâr amacı gütmeyen bir kuruluşta gönüllü hizmetinde bulunabiliyorlar. Aynı şekilde Avrupa’daki gençlerde bu kapsamda gelebiliyorlar.

Bu geliş-gidişlerde vize sorunu oluyor mu?

Vize sorunu; Türkiye’nin, Avrupa Birliğine tam üye olmamasından kaynaklanıyor. Her geçen sene yararlanıcı sayısının artışına paralel vize sorunu daha fazla gündeme geliyor. Programların genelini etkileyecek boyutta olmasa da vize problemi ile karşılaşabiliyoruz. Çözümü için Büyükelçilikler ve Dış İşleri Bakanlığımızla yakın temas halindeyiz. Avrupa komisyonundaki program ülkesi dediğimiz ülkeler nezdinde de girişimlerimiz oldu. Avrupa komisyonuna üye olan ülkelerinde taaddüdüdür bu programların önündeki her türlü engelin kaldırılması Uluslararası antlaşmanın gereğidir. Dolayısıyla bizim yaptığımız bu antlaşmanın gereğinin yerine getirilmesini antlaşmanın taraflarından istemektir.

Proje yapacaklara neler tavsiye ediyorsunuz?

Bir takım yabancı terimleri Avrupa Birliği kelimelerini gördükleri zaman hemen çekinmesinler. Öncelikle bizim internet sayfamızı şöyle bir gözden geçirsinler. Anlamadıkları bir husus olursa bizimle temasa geçsinler, özellikle elektronik posta yoluyla. Biz her türlü teknik desteği kendilerine sağlamaya hazırız. Bu kapsamda herkesin faydalanacağı, yararlanacağı faaliyetlerimiz var. Kendileri yapmasa bile hazır yapılmış bir projenin içine dahil olabilirler mi? Elbette tek başına da, başkalarıyla birlikte de yapabilirler. Bir kurum, bir başka kurumuda yanına alabilir. Proje ortağı olarak Avrupa’dan Türkiye’den beraber yapabilirler. Projelerimiz çok imkanlara sahip.

Başkanlık ve Ulusal Ajans olarak yeni hedefleriniz nelerdir?

Kurum içerisinde özellikle uluslar arası eğitim ve değişim programları çerçevesinde önemli bir bilgi birikimi oluşmuş durumda. Bu bilgi birikimini biz, yalnız AB ülkeleri değil tüm dünyayla paylaşmak ve benzer programları yapmak istiyoruz. Biraz evvel bahsettiğim mevzuat değişiklikleri çerçevesinde bu konuyu da çalıştık. Bu kurumu sadece AB ile değil, bütün dünya ile benzer programlar yapan bir kurum haline dönüştürmek en büyük hayalımız. Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında yararlanıcı sayısı olarak 1 milyonu yakalamayı kendimize hedef koyduk.